Yoksa Hiç Gece Tek Başına Yürümedin mi?

Geceleri tek başına yürümek kişisel bir devrimdir. Gece kendini sokağa vurmak bir ihtiyaçtır. Gece amaçsızca yürümüş insandan zarar gelmez desem abartmış mı olurum bilmem. Yalnız geceleri yürümek şiirsel bir eylem değil midir? Geceleri amaçsızca yürümek insani bir şey. İnsana özgü, insana has. Zaman geceleri sokakta amaçsızca yürüyen insan için saygı ile durur. Hareket bitmiştir artık o yollarda. İnsanlar çekilmiştir. Şimdi zamanıdır kaderin oraya buraya sürüklediği insanlar için, tam zamanıdır. Sahne onlarındır.

tek başına yürümek

Yürümek de karaktere göre şekillenir. kimisi hızlı yürür, kimisi ağır ağır. Hatta öyle ağır ağır yürüyenler vardır ki zamanı sanki avuçlarının içinde tutarlar. Bu ağırlığı gören insan başta sinirlenir. Bünye bu yavaşlığa tepki verir. Ama öyle ağır, öyle sakin yürürler ki gözünüzü ondan da alamazsınız. Sonra bu yavaşlığın size de iyi geldiğini hissedersiniz. Bir de hızlı yürüyenler vardır. Acele ile bir yere yetişeceklermiş gibi. İçlerindeki monotonluğu sanki bu şekilde kırıyorlarmış gibi hissederler.

Bir de gecenin karanlığı vardır elbette. Gündüzün rekabetçi ortamına kıyasla kucaklayıcıdır. Sadedir, tek renktir.

Bu kadar düşünce fazla ama gece karanlıkta yürümek için. kendinizi atarsınız dışarıya ve yürürsünüz. Basit ama güzeldir.

Editör Yazar:

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.