Mükemmeliyetçilik Hastalığı

Bir dönem bilgisayarımın masaüstü arka planında şöyle bir söz bulunuyordu: ‘You don’t have to be great to start, but you have to start to be great.’

Bir yerden başla

‘Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin, ama mükemmel olabilmek için başlamalısın.’

Günümüzde her şeyi ile standartlaştırılmış bir dünya var. Çöpler aynı saatte toplanmalı, restoranda yediklerimiz, kahvede içtiklerimiz hep aynı tatta olmalı, insanlar belli fiziksel ölçülerde bulunmalı. Bunların dışında olan her şeyi ise yadırgıyor, yargılıyoruz. Dünyanın her yerinde aynı zincir restoranlarda yiyip, aynı filmlere gülüyor, aynı gündemi tartışıyoruz. Dünya global bir köy haline geldikçe de evrensel standart ölçülerinin hükmü yerkürenin her metrekaresinde geçerlilik kazanıyor.

Tüm bu standartlaştırılmış dünya gerçeği ise her bireyde yeni bir baskı ve stres kaynağı oluşturuyor aslında. Sanırım birçoğumuz da bu stresin kaynağını iyi gözlemleyemiyoruz. Standartlaştırma hayatımıza mükemmeliyetçilik beklentisini soktu. Aldığımız hizmetten, yaşadığımız çevreye dek mekanik bir standart beklerken aynı hizmeti vermek için de mükemmel olmak zorunda olduğumuzu hisseder olduk. Mükemmel olmadığımız hiçbir işe de kalkışmadık, o işten kaçtık ve korktuk. Oysa bir işi yapmadan o işte yetkinlik kazanmak da mümkün değildi. Bu da bizi anlamsız bir kısır döngünün içine soktu.

Mükemmeliyetçilik bizleri kendi dünyamıza kapattı. Hayali bir dünyada yaşamaya sevk etti. Eğer ki tavuklar da bu mükemmeliyetçilik hissine kapılsaydı sanırım hiç yumurta vermezlerdi. Hoş gerçi onların yumurtalarını da kapitalizm bir şekilde standartlaştırmış durumda ya zaten.

Bu mükemmeliyetçilik bizi yaşamdan dahi alıkoydu. Yaşamamaktan yorulduk. İlişkilerden sakındık, insanlardan koptuk, ne ile karşılaşacağımızı bilmediğimiz bir dünyada her an tedirginlik içinde bulduk kendimizi.

Oysa bir yerden başlamak gerekli. Bir şekilde. Hayat bir denge üstüne kurulu ise cahil cesareti ile fazla çekingenlik arasında da bir denge kurmamız gerekti. Kendi özelliklerimizi küçük görmemeliydik.

Yazının başında geçen söz gibi, mükemmel olmak için başlamak gerekli. Mükemmel diye bir şey olmasa dahi en azından o işte çok iyi olmak için başlamak şarttı.

Şimdi yola koyulma zaman. Tıpkı bu sitenin kurulma hikayesi gibi.

Editör Yazar:

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir